[Şirket Amblem Resmi] KADIN KAPISI [Şirket Amblem Resmi]
Kadın Kapısı Yeniçarşı Caddesi No:34 Beyoğlu Adresine Taşındı (Galatasaray Postanesi Caddesi)

Hizmetler Ne Yapıyoruz? Duyurular Kitaplık Bağlantılar Destek GACI

Kızkardeş biz senin için varız

Sorunlarının çözümü için nereye / nasıl başvuracağını bilmiyorsan,

 Bize danışabilir ve nereye / nasıl gideceğini öğrenebilirsin…

 Eğer adını ve adresini açıklamak istemiyorsan,

                         Biz senin adına bu ilişkileri kurabiliriz…

Eğer başvurunu yalnız yapmak istemiyorsan,

                        Biz seninle gelebiliriz…

Sağlık konusunda öğrenmek istediklerin varsa,

                        Bizden bilgi alabilirsin…

Yasal / insan hakları konusunda destek, yardım bekliyorsan,

                        Tüm haklarını aramada sana yardımcı olabiliriz

Amacımız

Kadın Kapısı  olarak  seks işçilerine; cinsel sağlık başta olmak üzere yasal, sosyal, ruhsal çeşitli sorunlarında destek olmayı, danışmanlık vermeyi amaçlıyoruz. Bir danışma merkezi konumundayken yakın bir süre önce tüzel bir kimlik kazandık. Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkları Önleme Derneği adı altında kurumsallaştık. Süreç içinde seks işçilerinin haklarını koruyan, bir dayanışma odağı olarak işlev görecek bir dernek olmayı amaçlıyoruz.

Kızkardeş seni de dayanışma bahçesine bekliyoruz…

Çalışma Saatlerimiz:

Hafta sonu Hariç; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma

Sabah 11:00 akşam 18:00 saatleri arasında çalışıyoruz.

Telefon: +90-212-293-1605
Faks: +90-212-293-1009
Posta adresi: Yeniçarşı Caddesi, No:34 Beyoğlu, İstanbul
Elektronik posta: kadinkapisi@yahoo.com.tr


 

Manifesto

Seks işçileri yüzyıllar boyu toplum sağlığının korunması gerekçesiyle ve ahlaki nedenlerle dışlanmışlar, ayrımcılığa uğramış ve baskı altında tutulmuşlardır. Fuhuş, toplumsal cinsiyet ve gelir eşitsizliğinin yaygın olarak yaşandığı toplumlarda genellikle kadınların maruz kaldığı bir cinsel şiddet biçimidir. Seks işçileri çoğu kez kendi onayları dışında ve zor kullanılarak fuhuş yapmak zorunda bırakılırlar ve genellikle ekonomik bir sömürü bu şiddet biçimine eşlik eder. Geleneksel tek eşli aile yapısına oluşturduğu tehdit ve din referanslı cinsel ahlak normlarına karşıtlığı nedeniyle fuhuş, toplum tarafından onaylanmaz. Aynı zamanda erkeklerin egemen olduğu üretim ilişkilerine ve artı değer oluşturma sürecindeki egemenliklerine, kadınların lehine bir alternatif sunması bağlamında da fuhuş, geleneksel değerlerle çatışma durumundadır. Ancak fuhuş, tarihin bilinen her safhasında kendisine karşı olan güçlere rağmen toplumdaki aile dışı çok eşli yaşamın bir öğesi olarak varlığını sürdürmüştür.

Gelir eşitsizliğinin sürdüğü, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı toplumlarda fuhşun ortadan kalkması mümkün görülmemektedir. Uzun erimde bir cinsel şiddet biçimi olan fuhşun sonlandırılması istenen bir sonuç olarak algılansa bile, bu sonuca fahişelerin yaşamlarını zorlaştırmadan, onların diğer insanların yararlandığı insan hakları ilkelerinden yararlanmalarının sağlanması yoluyla yapılması doğru olacaktır. Bu bağlamda öncelikle Dünya Sağlık Örgütü’nün de tavsiye ettiği biçimi ile fuhşun bir iş kolu olarak tanımlanması ve fahişelerin, seks işçileri olarak bu alanda diğer insanların yararlandığı çalışma ve diğer insan haklarından yararlanmalarının özel bir önemi bulunmaktadır. Bu anlamda seks işçileri olarak adlandırılacak fahişelerin kendi onayları dahilinde çalışıp çalışmamaya karar vermeleri, şiddete ve sömürüye uğramamalarının sağlanması, hem insan hakları bağlamında bir ilerlemeye tekabül edecek hem de toplumsal bir güç elde eden seks işçilerinin kendi yaşamları konusunda denetim olanağı elde etmelerini sağlayacaktır.

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yayılımında seks işçilerinin rolünün azaltılması için seks işçilerine yönelik düzenlemelerin ve çalışmaların yapılmasına mutlaka gereksinim vardır. Ne var ki bu düzenleme ve çalışmaları belirleyen politikaların kısıtlayıcı, fuhşu ortadan kaldırmak yerine fuhuş yapanları yok etmeye yönelik, ayrımcılığa ve dışlamaya izin verir biçimde olması bir toplumda cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde hiçbir yarar sağlamadığı gibi çoğu zaman ters bir etki de yaratabilmektedir. Fuhşun ortadan kaldırılması amacıyla seks işçilerinin çalışma koşullarını kısıtlayan politikalar, onların sağlıksız koşullarda çalışmaları ile sonuçlanmakta, daha fazla şiddete ve sömürüye maruz kalmalarına neden olmakta, fuhşun yer altına girmesi ile birlikte sağlık yönünden seks işçileri daha az denetlenebilir ve ulaşılamaz hale gelmektedir. İçinde bulundukları kötü koşullar nedeniyle seks işçileri, müşterileri ile güvenli cinsel ilişki konusunda pazarlık edemez duruma gelmekte ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılımı kolaylaşmaktadır.

Ülkemizde genelevlerde çalışan yaklaşık 3 bin “Genel Kadın”, gizli fuhuş kapsamında yaklaşık 15 bin “Gizli Fuhuş Kapsamında Genel Kadın” ve yine yaklaşık olarak 80 bin yasadışı olarak çalışan seks işçisi bulunmaktadır. Toplam sayıları 100 bine yaklaşan seks işçilerinin çok az bir bölümü yani sadece yüzde 3’lük bir bölümü yasal olarak genelevlerde çalışabilmektedir. Sayıları 56 olan ülke çapındaki genelevlerde çoğu kez isteseler de seks işçilerine çalışma olanağı sağlanmamaktadır. Yasadışı fuhşu önlemekle görevli kurumların başında Emniyet Genel Müdürlüğü (İçişleri Bakanlığı) gelmektedir ve emniyet güçlerinin fuhuş konusundaki önemli görevlerinden bir tanesi gizli olarak fuhuş yapan kadınları, onları çalıştıranları ve aracılık edenleri veya fuhşa zorlayanları yakalamak, Adliyeye sevk etmek ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda zorunlu muayenelerini yaptırmaktır. Genelevler dışında fuhuş yapmak yasadışı olduğundan güvenlik güçleri gizli fuhşu önlemek amacıyla pek çok kadın hakkında takibat yapmakta, sokakta ve yasadışı olarak çalıştırılan evlere baskınlar düzenlemektedir.

Diğer yönden seks işçiliğine karşı toplumda varolan ahlaki değerler sonucu gelişen ayrımcı ve dışlayıcı uygulamalar ülkemizde seks işçilerinin izole edilmiş bir yaşam sürdürmesine; şiddete ve sömürüye açık olmalarına neden olmaktadır. Bir yandan gizli fuhşu önlemeye yönelik kolluk uygulamaları diğer yandan toplumsal baskılar seks işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını zorlaştırmakta ve bu zorluklar sonucunda sağlık, seks işçilerinin gündeminde en son sıralarda yer almaktadır.

Fuhuş konusunda ülkemizde yaşanan diğer önemli sorunların başında çocukların fuhuş sektöründe çalıştırılması ve giderek artan biçimde yabancı seks işçilerinin fuhuş sektöründe yer almaya başlamaları gelmektedir. Yabancı seks işçilerinin bir bölümünün kölelik koşullarında çalıştırılması, bir insan hakları ihlali olan insan ticareti suçunu gündeme getirmektedir.

Yukarıda sayılan gerekçeler nedeniyle::

  1. Seks işçiliği, karar verme yetisi olan yetişkinler arasında para veya mal karşılığı herhangi bir zor kullanma olmadan gerçekleştirilen cinsel hizmet alışverişi olarak tanımlanabilir. Sokak fahişeliği, eskort hizmetleri, telefon arkadaşlığı hizmetleri, pornografi, erotik dans ve erotik masaj hizmetleri seks işçiliği kapsamında değerlendirilmelidir.
  2. Seks işçileri diğer insanların ve çalışanların sahip olduğu haklarla aynı haklara sahip olmalıdır.
  3. Seks işçilerinin haklarının korunması HIV/AIDS’in önlenmesi ve zararlarının azaltılmasında özel öneme sahiptir. Bu haklarının korunması için seks işçilerinin yasal zeminlerde çalışması esastır.
  4. Seks işçilerinin sağlıklarının ve iyilik hallerinin geliştirilmesi için sağlık ve sosyal destek hizmetlerine ulaşmalarını kısıtlayan engeller ortadan kaldırılmalıdır.
  5. Karar verme yetisi olan yetişkinler arasındaki seks işçiliği temelindeki tüm ilişkiler yasal olarak düzenlenmelidir. Bu bağlamda ülkemizde gizli fuhuş kapsamında değerlendirilen ve insan hakları korumasından yoksun ve güvensiz koşullarda çalışmak zorunda bırakılan seks işçilerinin durumlarının iyileşmesi yönünde düzenlemeler yapılmalıdır.
  6. Seks işliğini düzenleyen yasaların ve politikaların hazırlanmasında seks işçilerinin ve seks işçiliğine yönelik çalışmalar yapan STK’ların etkin katılımı sağlanmalıdır.
  7. Seks işçilerine güvenli cinsel ilişki, CYBE ve HIV/AIDS’den korunma, madde kullanımının önlenmesi konularında bilgi veren, tutum ve davranış değiştirmeyi hedefleyen programlar yaygınlaştırılmalıdır. Seks işçilerine yönelik CYBE ve HIV/AIDS tanı ve tedavi hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve ulaşılabilir olmalıdır.

 

Başa Dön