|
|
Üst Düzey Basın Mensuplarına Gönderilen MektupSayın ……., Bu yıl 1 Aralık Dünya AIDS Günü aynı zamanda 1985 yılında Türkiye’de ilk AIDS vakasının saptanmasının ardından 20 yıl geçmiş olması bakımından da başka bir anlam taşımakta. Yirmi yıl, geriye dönüp bir değerlendirme yapmak için yeterli derecede uzun bir süre. Size bu mektubu göndermemin nedeni, ülkemizde önümüzdeki yıllarda önemli bir toplumsal sorun olacağını inandığımız AIDS’in önlenmesi konusunda çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşu olarak, bu süre içinde medyanın AIDS ve seks işçiliği konusunda izlediği tutumun bizde oluşturduğu izlenimi size aktarmak. 1995 yılına geldiğimizde ülkemizde HIV ile yaşayan yaklaşık 300 kişi bulunuyordu. İlk vakanın saptanmasının ardından on yıl geçmesine karşın, AIDS salgınına ülke olarak örgütlü biçimde daha yeni yanıt vermeye başlamıştık. AIDS ile uzaktan yakından ilgili her kurum ve kuruluş gibi basın da salgının nedenleri ve önlenmesi konusunda çalışmalar yapmaktaydı. Ekte sunduğumuz 18 Mart 1994 tarihli gazete haberinin (Ek 1) de belirttiği ve bizim de kabul ettiğimiz gibi fuhuş ya da seks işçiliği ve göç, özellikle Sovyetler Birliği’nin çözülmesinden sonra ülkemizde AIDS’in yaygınlaşmasının önemli nedenlerinden bir tanesi haline gelmiştir ve Türk Basını bu gerçeğin günümüze kadar yakın takipçisi olmuştur. Buna benzer haberlerden sonra “AIDS bulaştıran kadınların” peşine düşülmüş, medya aracılığıyla bu kadınlarla ilişki kuran erkekler uyarılmaya çalışılmış, “hastalık saçan ithal kadınlar” konusunda kamuoyu bilinçlendirilmeye çalışılmıştır. (Ek 2-5) Hastalığın kaynağı olarak gösterilen seks işçilerine karşı bu uyarı çalışmaları kısa sürede sonuçlarını vermiş, yabancı ve yerli (travesti/transseksüeller dahil) seks işçilerine karşı resmi kurumlar temizlik hareketlerine başlamıştır. (Ek 6) Tüm dünyada olduğu gibi seks işçilerinin ve travesti/transseksüellerin AIDS nedeniyle suçlanmaları sonucu başlatılan dışlayıcı ve ayrımcı uygulamalar, seks işçilerinin kendilerini AIDS’e karşı korunmasız bir duruma getirmektedir. Uğradıkları baskı ve şiddet sonucu seks işçileri daha zor koşullarda çalışmak zorunda kalmakta ve güvenli cinsel ilişki konusunda müşterileriyle pazarlık edememektedirler. Oysa seks işçileri, sağlık ve eğitim yönünden desteklendiklerinde kendilerini ve müşterilerini AIDS’e karşı koruyabilmektedirler. Bu destek aynı zamanda seks işçilerinin AIDS’in tek nedeni olarak suçlanmamaları ve kendilerini AIDS karşısında güçsüz bir durumda bırakan dışlama ve ayrımcılığa karşı korunmalarını da kapsamaktadır. Aradan on yıl geçmesine karşın, son üç ayda gazetelerden derlediğimiz haberler ülkemizde seks işçileri ve AIDS’in önlenmesine yönelik olarak basının tutumunda bir değişiklik olmadığını göstermektedir. Ekteki gazete haberlerinin de gösterdiği gibi travesti ve transseksüeller dahil seks işçileri hala yoğun olarak ülkemizde AIDS’in tek nedeni olarak suçlanmakta, bu kaynağın kurutulması için şiddete başvurulması desteklenmektedir. Bu tutumun sonucunda seks işçileri daha zor koşullarda çalışmak zorunda kalacak ve AIDS hastalığını daha fazla bulaştırmaya devam edeceklerdir. İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı olarak fuhşun bir cinsel şiddet biçimi olduğuna ve sonlanması gerektiğine inanıyoruz. Ancak kısa erimde seks işçiliğinin sonlanmasının mümkün olmadığı gerçeğinden yola çıkarak, seks işçilerinin ve toplumun AIDS salgınından korunmaları amacıyla seks işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmaları doğrultusunda çalışmalar yapmaktayız. Basının da bu çalışmalarımıza destek vererek seks işçilerini suçlayıcı ve toplumdan dışlanmalarına neden olacak haberler yerine seks işçilerini destekleyici ve AIDS’ten korunmalarına yardımcı olacak bir tutum içinde olmalarını diliyoruz. Ülkemiz için bir yıkım olabilecek AIDS salgınının önlenmesi büyük ölçüde seks işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine bağlı. 2 Aralık 2005 günü Türkiye AIDS Kongresi’nin yapılacağı Talimhane’deki Lares Park Otelde saat 11:00’deki basın toplantısında bu konuyu gündeme getirmek için desteğinizi ve katılımınızı bekliyoruz. Saygılarımla, Dr. Berna Eren İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı Genel Müdür 25 Kasım 2005 tarihinde aşağıda yer alan üst düzey basın mensuplarına posta yoluyla basın bülteni gönderilmiştir:
|
|
|